ana sayfa
    eskişehir haritası
    iletişim
   
    Kreş ve Yuvalar
     
    Anaokulları
    Okul Öncesi Eğitim
    Okul Öncesi Eğitimin Yararları
    Okul Öncesi Eğitim Kurumları
    Ana Okulu Nedir?
    Ana Okulu Neden Gereklidir?
    Ana Okuluna Nasıl Başlanmalı?
    Ne Zaman? Hangi Okul?
    Eğitimde Uygulanan Modeller
   



Okul Öncesi Eğitim
 
Ana Okuluna Nasıl Başlanmalı?
 

Ana okulları bazı çocuklar için kriz nedeni olabilir ve bütün krizler de acı vericidir. Kriz gelişmenin bir parçasıdır. Ayrıca, aşağıda göreceğimiz gibi, çocukların bu sınavı acı çekmeden ya da az bir acıyla atlatabilmesi için anne babaların alabilecekleri bazı önlemler de vardır:

  • Çocuğunuzu ana okuluna kademeli olarak alıştırın. Örneğin, ilk haftalar, haftanın yalnız üç, dört günü okula götürün. Akşamın dördüne kadar orada bırakacağınıza, okul yönetimi izin verirse, öğleyin alıp eve getirin, çocuğu alma işini bakıcı ya da başkasına yük-emeyip bu işi kendiniz yapın. Çocuk bu önleme giderek daha az gereksinme duyacak, sabahtan akşama kadar hoşnutlukla ana okulunda kalacak ve herhangi bir sorun çıkmayacaktır. Ama başlangıçta katı davranmayıp biraz anlayış ve sabır göstermek gerekir.
     
  • Çocuğunuzu ana okuluna gönderdiğinizde başınızdan "savdığınızı" düşünerek kendinizi "suçlu" hissetmeyin. Gitmek hakkı olduğu için yolladınız... Kendinizi suçlarsanız, bunu er geç çocuğunuza da yansıtırsanız. Gerçekle uzaktan, yakından hiçbir ilişki olmadığı halde kendinizi suçlu bulduğunuzu gören çocuk terkedildiğini sanacaktır.
     
  • Çocuğunuzu ana okuluna hazırlayın. Nasıl mı? Bağımsızlığını teşvik ederek, her yaptığını gözlemeyerek, aşırı ilgiyle canını sıkmayarak her şeyi kendiniz yaparak kişisel girişimlerini engellemeyerek... özgürce hareket etmesine, bazı sınırlar içinde kendi kendisiyle ilgilenmesine izin verilen bir çocuk, yeni serüvene istekle atılacaktır. Okula başlamadan önce, çocuğu okula görmeye götürün. Mümkünse ona odaları, bahçeyi, oyuncakları gösterin ve eğitici ya da öğretmenle tanıştırın. Bu önlemler, yeni ortama kolayca alışmasını ve evden uzaklaşması olayını daha az yadırgamasını sağlayacaktır.
     
  • Ana okuluna başlaması sizi kaygılandırmasın. Onu üzgün ve solgun bir yüzle, yaşlı gözlerle uğurlarsanız, kendini işkenceye gider gibi hissedecek, ana okuluna da o gözle bakmaktan kendini alamayacaktır.
     
  • Bazı anne babalar, okulu çocuğa tehdit dolu cümlelerle "müjdelerler!" Bak, gör, Seni nasıl adam edecekler!", "artık yaramazlığa paydos! Orada mum gibi olacaksın! , Okulda aklına eseni yapmaya kalkışırsan, vay haline!" v.s. Çocuğun okulu istememesinin kökeninde çoğu kez bu tür tehditler yatmaktadır. Oysa okul bir hapishane değildir, olmamalıdır. Okula gidebilmek, çocuk için bir armağan, bir avantajdır. Bunu bilmesi gerek!
     
  • Ana okuluna bir uzmanlaşma kursu gözüyle bakmayın. Ana okulu çocuklara okuma, yazma öğretmek için değil, bir arada yaşamayı, "işbirliği" kısacası toplumsal yaşamı tanıtmak ve göstermek amacıyla kurulmuştur. Okuma yazmayı çocuk isterse kendi başına da öğrenir. Ana okulu döneminde okuma-yazma öğrenmek istemiyorsa, kesinlikle zor¬amamak gerekir.
     
  • Pısırıklığını ya da pasifliğini yüzüne vurmayın, utangaç bir çocuğa yapılacak en büyük kötülük.utangaçlığının bir kusurya da daha kötüsü bir suç olduğuna onu inandırmaktır, çekingenlik, utangaçlık da bir karakter özelliğidir, utangaç bir çocuk, bir kusurmuş gibi ikide bir başına kakılmadığı taktirde, zamanla bu özelliğini yenebilir. Ama aksi bir yaklaşım söz konusu olduğunda, utangaçlık yaşam boyu yerleşebilir.
     
  • Okul deneyiminin başlarında çocuğa kısa tatil süreleri tanıyabilirsiniz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da abartmaya kaçmamak koşuluyla, çocuk üç gün ana okuluna gider sonra on beş gün evde oturursa, hiç gitmemiş gibi, uyum sağlamak zorunda kalacaktır. Bu nedenle tatil mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır.
     
  • Çocuğunuzun eğitmeni veya öğretmeniyle dostça bir ilişki sürdürün. Biraz kıskanç olan annelere şu noktayı anımsatmakta fayda var, öğretmen çocuğunuzu elinizden almaya çalışan bir düşmanınız değil, sizinle işbirliği içine giren değerli bir yardımcıdır. Yetişkinlerin dünyasına ilk adımlarını attığı şu dönemde, çocuğunuzun sizden başkasına da gereksinmesi olacaktır, o "başkası" da öğretmendir. Bu fikre kendinizi alıştırıp öğretmen ya da eğitmenle işbirliği yapmalısınız.
     
  • Çocuğunuzun ana okuluna karşı olumsuz tepkilerini hoş karşılayın. Okul ortamının çocukta küçük hayâl kırıklıklarına, hoşnutsuzluklara ve huysuzluklara neden olması kaçınılmazdır. Her istemini yerine getirmeye koşan anne baba artık yanında olmadığı gibi, arkadaşlarının, eğitmenlerinin varlığı onu dikkate değer bir irade kontrolüne, yani çabaya zorlayacaktır. Bu nedenle çocuk eve döndüğünde çoğu kez, adeta küçük bir canavar kesilmektedir. Arkadaşlarından küfürler öğrenip bunları evde size ve kardeşlerine karşı silah olarak kullanması da olasıdır. Fazla üzerinde durmayın. "Yasaklanmış" kelimelerin kullanımı çocuğa bir konuşma özgürlüğü sağlamaktadır. Bunda olağan dışı bir şey yoktur. Küfürlerle geleneksel yollarla savaşmanın pek yararlı olacağını sanmayın, cezalandırmak çocukta şöyle bir düşüncenin yer etmesine yol açar: "O kelimeleri kullanmama engel olmaya çalıştıklarına göre, etkin bir silah olmalı." Dolayısıyla da bu silahı kullanmayı sürdürür, çocuk aslında, o çirkin kelimeleri kullanmaya meraklı değildir. Kimse üzerinde durmazsa, unutur. Başkalarını öğrenir, onları da unutur, sonuç olarak da evde konuşulduğu biçimde konuşur, yani anne babasının konuşmasını kendisine örnek alır.



  online ziyaretçi: 6
568.215
 
Küçük Tırtıl Anaokulu

Masal Başlıyor Anaokulu

Özel Çocuk Kulübü Anaokulu

Özel Fidanlar Anaokulu

Özel Mutluluk Anaokulu

Ya-Pa Anaokulu

ŞİRİN MİNİKLER AKADEMİSİ

ABC Akademi Anaokulu ve Kreş

Altın Çocuklar Akademisi

Altın Çocuklar Akademisi Sümer

Altın Çocuklar Akademisi Yenikent

Eskişehir Çocuk Akademisi

Kids Club Anaokulu Batıkent